O Bu Şu, Falan Filan…
Çay…
Ağu 25th
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ AİLESİNİN TERÖRE VERDİĞİ ACI KAYIP
Haz 12th
Osmaniye’nin Kanlıgeçit BOTAŞ Jandarma Koruma Karakolu ile içinde ailelerin de yaşadığı lojmanların yer aldığı Jandarma Komando Bölük binalarına, 10 Haziran 2010 günü, saat 21.55 sularında bölücü terör örgütü mensuplarınca roketatar ve uzun namlulu silahlarla taciz ateşi açılmıştır.Açılan ateş sonucu, lojmanda bulunan J.Tğm. Cumhur AKDAĞ’ın eşi Pınar AKDAĞ (23) başından yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir.
Pınar AKDAĞ, evliliğinin baharında eşi ile birlikte, birçok jandarma karakolunun sahip olduğu zor şartlarda, eşine destek olmak için oradaydı. İkamet ettikleri lojman, Osmaniye’nin 17 km. kuzeydoğusunda, Kırıklı Köyü bölgesinde yer almakta ve aile ihtiyaçlarının büyük bir bölümünü Osmaniye’den temin etmekteydiler.
Ancak o biliyordu ki eşi, kendisinin varlığıyla görevini daha şevkle ve heyecanla yapacaktı. Çünkü askerlik, eşi gibi kendisi için de bir yaşam tarzıydı. Ancak eşiyle birlikte olması onun için bütün zorlukların ikinci planda kalması anlamına geliyordu.
Bu kısacık mutlu yaşamda bir tek şeyi düşünememişti; bölücü terör örgütünün kahpece bir saldırı ile savunmasız, tek suçu “eşim nerede olursa olsun ondan ayrılmayacağım, birlikte olacağım” diyen kendisini hedef alacağını… Bölücü terör örgütü geçmişte köy katliamlarında kadın ve çocuk demeden, savunmasız insanları da hedef almaktaydı. Bu son saldırı göstermiştir ki bölücü terör örgütü eski kirli günlerine tekrar geri dönmüş ve hedefleri arasına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin personeli yanında onların eş ve çocuklarını da almıştır.
Henüz 47 gün önce kurulan bir yuvanın yok olmasına ve masum bir evladımızın hayatını kaybetmesine yol açan bu hain saldırı Türk Silahlı Kuvvetleri ailesini derinden üzmüştür. Acımız büyüktür.
Terör eylemlerini çeşitli nedenlerle haklı göstermeye çalışanların, bölücü terör örgütüne destek verenlerin, sempati duyanların bu menfur saldırıyla ilgili ne söyleyeceklerini tüm kamuoyu merakla beklemektedir.
Hayatını kaybeden gencecik evladımıza Allah’tan rahmet, değerli ailesine ve milletimize başsağlığı dileriz. Merhumenin naaşı; 12 Haziran 2010 tarihinde, İzmir/Buca-Şirinyer Merkez Camii’nde kılınacak ikindi namazını müteakip Kaynaklar Mezarlığına defnedilecektir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Yorumum: Ne söylüyeceğimi bilmiyorum. Ne yazacağımı yada yazmam gerektiğinide. Siyaset yapmayım birilerini incitmeyim diyorum. Ama benim fidanlarımdan daha önemli ne olabilirki dünyada?
Bugün gencecik bir Teğmenimizin eşi, dün Öretmenimiz, Doktorumuz… Yarında Askerlerimiz, sivillerimiz vs vs… Şanlı Ordu Sen Şanlısın. Hem dıştan, hem içten düşmanların var! Ordu demek Ülke demek. Ordu demek Millet demek. Ordu demek vatanın evlatları demek. Vatanın evlatları Türkiye demek geçmiş demek gelecek demek.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!
Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.
Yazmassan dağ, Yazarsan bağ olurmuş.
Mar 30th
Son yazımın tarihine bakmak bile istemiyorum. Ne zaman yazmışım ne şekilde yazmışım kaç kişiyle yazmışım… Uzun zaman oldu bloglamayalı. İstanbul maceramı kendi isteğimle sonlandırıp dönüyorum memleketime.
Dönme kararım ani oldu. Aslında dönmemi gerektirecek çokda büyük bir olay yada aksiyon yok hayatımda. Sadece sıkılmışlığım var. Evet istanbuldan sıkıldım
bana bile komik geliyor. İstanbul gibi bir efsane şehirden sıkıldım.
Aradığım istanbulu bulamadım. Yada bulmak istediğim istanbulda ben yoktum aslında. Kabuğumu kırmanın vaktide değilmiş. Birazda özlem var yitirilenlere…
İstanbul maceramın aksiyonu olan bilge adam kurslarını iptal ettirdim. Gerçi son noktayı koymadık koymak için beni beklemekteler. Bu yazıda bahsetmek istemıyorum ama bilge adamı nasıl bilirsiniz (hani meftayı nasıl bilirsiniz sorusu varya) öle işte öle biliriz diyebilirim. Ama konumuzla alakası olmadığı için çokda deyinmicem. Sadece şunu söylüyebilirim. Maddi olarak hayal kırıklığı. Öğrenci kelimesini unutun. Müşteri olmaya hazırlanın…
Başka bir yazımda ki bu yazı çok kısa süre sonra gelicektir bilge adam hakkındaki 3 aylık deneyimimi ve toplamda 4 bin lira vererek kurtuluşumu anlatcam size.
Şimdilik sevgilerimi sunuyorum. Takipçilerede küçük bir müjde… Yazmaya devam kararı aldım.
Fırsat buldukça yazıp okutturmaya çalışcam benden sizden bizlerden birşeyleri…
Hayırlı bloglar cümlenize.
Oy oy oy
Mar 5th
Yazamayalı ne çok şey değişti. Yada hiç bir şey.
Kısa kısa yazmaya çalışırsam;
-Bilge adam kursları full şekilde devam ediyor. (bu hafta astım)
-Memleketten değer verdiğim Celal kardeşimi misafir ettim. Gezdik yedik içtik hasret giderdik. (canım kaldı gidişine)
-Şukufemi canlı görmek nasip oldu. (istiklal çiçek pasajı)
-Nurseli İdizin bir dönem hayranıydım. Ve o zaman çok gençti. Şimdi yaşlanmış ve galiba bende yaşladındım. (yan masamda yemek yiyordu)
-Ev kiramı 2 gün gecikmeyle yatırdım. (aksıyacağını biliyordum)
-Telefon faturamı otamatik ödeme talimatıyla ödücem. (iş bankasının kart parası alması kanıma dokunuyor)
-Doğarken motor doğulmaz, hayat adamı motor eder.(h.f)
Arada yazmadıklarım, yazamadıklarım! ve unuttuklarım mutlak olmuştur. İnsaf edin zor bir dönemdeyim ve bloğuma çok farklı bakmaya başladım. Bloğum blog gibi oldu
Tekrardan görüşmek güzeldi. Sevgilerimle.
Çok üzgünüm :(
Şub 4th
İşini bilmeyen uşaklar giderler bilmem kimin bilmem neresini avuçlar.
Bu hesap yoktum birazcıcık. İşi bilmediğimizden ötürü
Gelelim yazımızın konusuna. Gelecek senenin blog ödüllerine aday olsun diye bir proje geliştirdim. Projemizin adı İstanbul Haber. Bu arada Allah yalanı sevmez yalanda konuşmaya gerek yok. Aslında bu domain uzun zamandır elimdeydi. Aklımdan ilk geçen haber sitesi kurup kısa zamanda ortalama bir hit yakalayıp google adsense geliri kazanmaktı. Ama hem kişisel iş yoğunluğu hemde altından kalkamama korkusu geri adım attırdı. Ve özgün bir proje doğurdu ğeşinden.
Daha önce duymadım dersem yalan olur. Yalan haber düzmece haber şeklinde bir site kurmaya karar verdim ama hayatımın her köşesinde olduğum için gene tekim
Kalemimize kuvvet (klavyemize kuvvet) şeklinde bismillah dedik. İstanbulda malzeme o kadar çokki konu sıkıntısı çekeceğimi şahsen düşünmüyorum.
Takiplerinizi ve desteklerinizi bekliyoruz efendim. Saygılarımızla…
İstanbul Haber İstanbul Haberleri
Geçen Hafta
Oca 22nd
Fazla değil on gün önce ev arkadaşım Erolla gecenin bir yarısında gittiğimiz çorbacıda konuştuk. Abi dedim bu havada bişi var ocak ayının bilmem kaçıncı günündeyiz, şuna bak gece birde üşümeden dışardayız. Var bu işte bir terslik Erol var
Derken dün akşam tekrar çıkalım dedik ama bu sefer ev ortağı Erol değil Veysel
gecenin gine biri ve gine dışardayız. Abi çaktırmıyorum ama dondum. Üşüyorum üstümdeki 10 kiloluk parke yetmiyor. yarım saat kaldık kalmadık eve döndüğümde başımda korkunç bir ağrı ve eğırlık…
İstanbulda yağışlar başladı vesselam. Kar yok gibi şimdilik ama şu an balkonumdan görülen orta şiddette yağmur ve rüzgar var. Aman dikkatli olalım
Olun yani…
Yarın için hazırlık yapcam bu arada. Bilge Adamın ilk günü. Gidelim görelim ve akşamında bloğumuzda yazalım. Merak ediyorum ne vercekler ne alacam diye
Ne verirlerse versinler burda yazcam
Hayırlı cumalar cümleten. Ve iyi hafta sonları.
